Dudakta uyuşma; karıncalanma, his kaybı veya batma hissi olarak algılanabilir. Tek başına veya yüzün başka bölgeleriyle birlikte görülebilir. Bu sayfada olası nedenleri, birlikte olabilecek belirtileri, hangi durumlarda acil değerlendirme gerektiğini ve hangi uzmanlara başvurulabileceğini genel hatlarıyla anlatıyoruz.
Dudakta uyuşma ne demektir, nasıl hissedilir?
Dudakta uyuşma; duyu değişikliği (hissizlik), karıncalanma veya elektriklenme hissi şeklinde ortaya çıkar. Süresi kısa (dakikalar-saatler) ya da uzun süreli olabilir. Tek taraflı (yalnızca bir dudakta) ya da iki taraflı olabilir; eşlik eden ağrı, kaşıntı veya yüz kaslarında güçsüzlük gibi başka belirtiler de görülebilir.
Sık rastlanan nedenler
Dudakta uyuşma birçok farklı nedenle ilişkili olabilir. Sinir sıkışması veya sinir hasarı (diş veya yüz cerrahisi sonucu olabilir), dental uygulamalar, yüz travması, Herpes zoster gibi enfeksiyonlar, migren ve migren aurası, metabolik nedenler (örneğin kan şekeri dalgalanmaları), alerjik reaksiyonlar, soğuk maruziyeti, bazı nörolojik durumlar ve ilaçların yan etkileri sıklıkla değerlendirilen nedenler arasındadır. Nadir ama önemli nedenler arasında inme ve konuşma veya hareket bozukluklarına yol açan diğer acil nörolojik olaylar yer alır.
Ne zaman acil değerlendirme gerekir?
Aşağıdaki belirtilerden herhangi biri eşlik ediyorsa derhal acil servise başvurmak gerekir: dudakta uyuşmanın ani başlamasıyla birlikte konuşma bozukluğu, yüzde veya vücutta ani güçsüzlük veya uyuşukluk, görüş değişiklikleri, şiddetli baş ağrısı, bilinç değişikliği veya denge kaybı. Bu tür belirtiler inme veya başka acil durumların işareti olabilir; bekleyip evde izlemek uygun değildir.
Hangi uzmanlara ve hangi değerlendirmelere başvurulur?
İlk adım genelde aile hekimi veya pratisyen hekim tarafından yapılacak öykü ve fizik muayenedir. Gerekirse yönlendirilebileceğiniz uzmanlık alanları arasında nöroloji, kulak–burun–boğaz, diş hekimliği/çene cerrahisi, dermatoloji, alerji uzmanı ve endokrinoloji bulunur. Değerlendirmede nörolojik muayene, kan testleri (örneğin kan şekeri ve bazı elektrolit taramaları), gerekliyse görüntüleme (MRI veya BT), sinir iletim çalışmaları ya da enfeksiyon/al-eji değerlendirmeleri kullanılabilir. Hangi testlerin yapılacağı hastanın öyküsüne ve muayene bulgularına göre belirlenir.