Cinsiyet

Vücut Bölümü

Belirtiler

0 sonuç

    Seçilen Belirtiler

    0 sonuç

      Hastalıklar

      0 sonuç
        PAYLAŞ :

        Kronik Sistit

        Kronik sistit; ani olarak bir enfeksiyon etkeni ile karşılaşmanın neticesinde gelişen akut sistitin aksine; başka bir organizma ile yeniden enfekte olmak sureti ile veya bakteri varlığının devamı neticesinde gelişen alt idrar yollarının enfeksiyonu olarak tanımlanabilecek bir hastalıktır.

        Daha önceden akut sistit geçirmiş bir kişinin uygun tedavi almamasından, tedavinin yeteri kadar sürdürülmemesinden, tedavi için kullanılan ilaçlara karşı direnç gelişiminden ya da tedavi olup iyileşmenin ardından aynı ya da başka bir mikroorganizma ile yeniden enfekte olmanın neticesinde mesanenin ve üretranın enfeksyonu tekrarlayan bir hal alır ve kronikleşme başlar. Tekrarlayan alt üriner sistemin enfeksiyonunun nedeni eğer daha önceden akut sistite neden olmuş ve iyileştirilememiş olan bakteri etkeni ise, o etkenin ortadan kaldırılması ile yeniden iyileşme gerçekleşebilecektir. Ancak bu yolla tam şifa sağlanabilmesine rağmen, enfeksiyonun yeniden tekrarlamaması için bir takım ek koruyucu önlemlerin alınması gerekebilmektedir. Gebelik önleyici bir yöntem olarak kullanılan diafram, vajina içerisine tatbik edilecek olan sperm öldürücü ilaçların kullanımı ile kadınlarda tekrarlayan enfeksiyonlar ve netice olarak kronik sistit oluşumu görülebilmektedir.

        Akut sistit gelişen olgularda idrar tahlilinin incelenmesi ile yapılacak olan kültür neticesinde saptanan mikroorganizmaya özgü olarak kullanılabilecek kısa süreli antibiyotik tedavisi yeterli olan olgularda radyolojik olarak herhangi bir ek tetkike çoğunlukla gerek yoktur. Ancak kronikleşmenin meydana geldiği durumlarda, eğer etkenin ortadan kaldırılamadığı, bakterinin devamlılığı düşünülüyor ise o zaman radyolojik bazı tetkiklerin kullanılmasına gerek duyulması olasıdır. Ultrason görüntüleme tekniği; basit, hasta başında uygulanabilen, ucuz bir görüntüleme tetkikidir. Kronik sistit tanısında ve tedavinin yönlendirilmesi konusunda oldukça faydalı bilgiler sağlayabilmektedir. Ancak ihtiyaç halinde, ultrason görüntülemenin yetersiz kaldığı ya da tanı koydurmada şüpheli bulgular verdiği durumlarda IVP olarak kısaltılabilecek olan intravenöz pyelografi yöntemi veya bilgisayarlı tomografi veya sistoskopi yapılmasına gerek duyulabilmektedir. Tekrarlayan sistitin nedeni olarak bakteriler ile yeniden enfeksiyon geçirilmesinden şüpheleniliyorsa hasta, mesane ile vajina arasında ya da mesane ile barsaklar arasında fistül gelişimi açısından incelenmeli ve uygun tetkikler ile durum aydınlatılmaya çalışılmalıdır.

        Tıpkı akut sistitte olduğu gibi tekrarlayan, kronik sistitte de tedavinin amacı, sistite neden olan etkenin yok edilmesine bağlıdır. Tedavi de yine nedene bağlı olarak yapılır. Bakterinin ortadan kaldırılması için infeksiyon kaynağının cerrahi olarak çıkarılması veya fistül tamiri gerekir. Tekrarlayan sistitin nedeni eğer cinsel ilişki ise, her cinsel birleşme sonrasında mesane boşaltılması ve cinsel birleşmeden sonra tek doz antibiyotik alınmasının tekrarlayan infeksiyon sıklığını anlamlı olarak düşürdüğü gözlenmiştir.

        • Belirtileri

          Hastalarda bir takım klinik belirti ve bulgular duruma eşlik etmektedir. Kronik sistitteki yakınmaların akut sistitten pek farkı yoktur. Sadece akut sistitte belirti ve bulgular ani ve yeni olarak gelişmiş iken, kronik sistitte bu yakınmalar tekrarlayıcı niteliktedirler. Yani çok sayıdaki akut sistit atakları toplamı, bir nevi sistitin kronikleştiğinin, tekrarlayıcı karakterde olduğunun göstergesi olarak kabul edilmektedir. Kronik sistitte de bulanık renkli idrar, idrar yaparken yanma hissi olarak tarif edilen dizüri, idrara sıkışma hissi, tuvalete zor yetişme, nadir bazı vakalarda idrar kaçırma, kötü kokulu idrar yapma, idrar yapma sıklığının artması, idrarını yaparken mesane bölgesinde ya da pelvis bölgesinde baskı, basınç hissi gibi belirti ve bulgular idrar yollarını ilgilendiren yakınmalar olarak tarif edilebilir. Ayrıca eğer akut sistite neden olan bakteri etkeninin devam etmesi neticesinde kronik, tekrarlayan sistit olduğu düşünülüyorsa ayrıca bu belirti ve bulgulara; üşüme, titreme, halsizlik, yorgunluk, keyifsizlik, iştahta azalmanın olması, kilo kaybı gibi genel belirti ve bulgular eklenebilmektedir.

          Daha önceden geçirilmiş sistitin tekrarlayarak kronik bir hal almasında bir takım risk faktörleri de mevcuttur. Bunlara örnek olarak üriner sistemi ilgilendiren diğer organların enfeksiyonları verilebilir. Prostatın iltihabi veya enfeksiyöz hastalıkları, iyi huylu prostat bezi büyümesi bu duruma örnek olarak gösterilebilir. Ayrıca mesane ile vajina arasında veya mesane ile barsaklar arasında oluşan bir fistül ise, o bölgelerin çeşitli mikroorganizmalardan zengin içeriklerinin mesaneye gelmesi neticesinde mesanede o mikroorganizmalar enfeksiyonu başlatabilmektedir.
        • Tanısı

          Hekim, kronik sistit tanısını koyabilmek için öncelikle kronik sistit ile karışabilecek, onun gösterdiği klinik seyri gösterebilen diğer hastalıklardan ayırmak gerekmektedir. Bu nedenle hekim öncelikle hastadan detaylı bir hastalık- sağlık öyküsü almalı, kronik sistit oluşumunu kolaylaştırabilecek risk faktörlerini saptamalı ve dikkatli bir fizik muayene ile yakınmaları olan kişinin genel sağlık durumu hakkında fikir sahibi olmalıdır. Diğer hastalıkların ayırıcı tanısı için hekim lüzum gördüğünde ek yardımcı tanı yöntemlerinden yararlanmak isteyebilir. Bu amaçla kan tahlillerinin ve idrar tahlillerinin değerlendirilmesi rutindir. Daha önceden geçirilmiş sistit atakları ile ilgili bilgi mevcut ise, idrar kültürü ile etkenin üretilmeye çalışılmasının yanında bir takım görüntüleme yöntemlerine de başvurulabilir. İVP olarak kısaltılabilen intravenöz pyelografi kullanılabilir. Ultrason yöntemi ile benzer yakınmalara yol açabilen belirti ve bulgulara neden olabilecek diğer hastalıkların ayırt edilmesinde, kronik sistitin olası tanısının konulmasında ve tedavinin yönlendirilmesinde oldukça faydalı bilgiler elde edilebilir.
        • Tedavisi

          Eğer kronik sistit oluşumundan sorumlu olarak, daha önceden geçirilmiş akut sistit ataklarına neden olan bir bakteriyel etken düşünülüyor ise uygun antibiyotik tedavisi ile etkenin ortadan kaldırılması, akut sistitteki gibi kronik sistitte de tedavinin temel amacıdır. Eğer fistül oluşumu varsa cerrahi yöntemler ile tedavi edilmesi gerekmektedir. Böylelikle mesanenin ve üretranın o bölgelerin mikroorganizma içerikleri ile teması engellenebilecektir.

          Tekrarlayan sistit olgularında hastanın tedavisi yapıldıktan sonra, belirli dönemlerde gerçekleştirilecek olan kontrollerinde önemi vardır, böylelikle hastanın sorununun çözülüp çözülmediğinden emin olunması gerekmektedir. Kronik sistitin tedavisinde kullanılan yöntemler sorunun temeline göre şekillendirilir. Bu yöntemler ilaç tedavisi olabileceği gibi cerrahi yöntemler de olabilir.

        Sisteme Kayıtlı Doktor ÖnerileriSistemde incelediğiniz hastalıkla ilgili 4 doktor kayıtlıdır.


        Hastalık İle İlgili Sorulan Sorular

        Sistemde hastalık ile alakalı kayıtlı soru kayıtlıdır.

        SORU SOR

        Giriş Yap

        KAPAT

        Soru&Yorum;

        Yorum:

        KAPAT