Cinsiyet

Vücut Bölümü

Belirtiler

0 sonuç

    Seçilen Belirtiler

    0 sonuç

      Hastalıklar

      0 sonuç
        PAYLAŞ :

        İskemik Kolit

        İskemik kolit, kalın barsağın bir parçasında ani şişme ve kolona giden kan akımının geçici olarak azalması veya kaybı neticesinde ortaya çıkan durumdur.

        Alternatif olarak ‘kolonik iskemi’ şeklinde de adlandırılabilmektedir. Kan akımının azalması veya tamamen kaybı; kolonun iltihabı ve hasar görmesinden kaynaklanmaktadır. Her ne kadar iskemik kolit vakaları toplumda nadir görülmekte olsa da, genel popülasyona oran ile yaşlı grupta oldukça sık rastlanır ve hatta barsak iskemilerinde genel olarak en sık rastlanan tiptir. Kolona giden kan akımının azalmasının ya da tamamen kaybının sebebi, genel dolaşım bozukluğu veya lokal sebepler olabilir. Örnek olarak, hipotansiyon olarak adlandırılan düşük kan basıncı genel faktörlerden biridir. Bölgesel kan damarlarının daralması, kasılması veya kan pıhtısı ise lokal etkenler olarak kolonda kan akımının azalmasına bağlı olarak iskemik kolite neden olabilirler. Ancak iskemik kolit vakalarının büyük bir çoğunluğunda herhangi bir sebep tesbit edilememektedir.

        İskemik kolit genellikle 50 yaşının üzerindeki kişileri daha sık olarak etkilemektedir. İskemik kolit hastalarının bir çoğunun hikayesinde önceden beri var olan periferik vasküler hastalık (çevresel damar hastalığı) mevcuttur. İskemik kolit için belirlenmiş bir takım risk faktörleri mevcuttur. Bu faktörler direkt veya dolaylı olarak kolonun kan dolaşımını bozarak iskemiye neden olabilir. Bunlar genel olarak; konjestif kalp yetmezliği, şeker hastalığı (tip 1 veya tip 2 diabet), daha önceden geçirilmiş felç hikayesi, düşük kan basıncı, daha önceden geçirilmiş bir aort atardamarı cerrahisi esnasında kolonun kan akımının bozulmasına istenmeden neden olunması, karın bölgesine alınan radyasyon terapisi şeklinde sıralanabilir.

        Kolonik iskeminin gerçek sıklığını tespit etmek güç bir durumdur. Ancak tahmini olarak hastaneye kabul edilen her iki bin kişiden bir tanesi iskemik kolit vakası olarak kayıtlara geçmiştir ve yüz endoskopi uygulamasından bir tanesinde iskemik kolit bulguları görülebilmektedir. Ve kolonik iskemi vakalarının yaklaşık olarak %90 kadarından fazlası altmış yaşından büyük kişiler tarafından oluşturulur.

        İskemik kolit vakaları, genellikle tanının daha rahat konulabilmesi açısından altta yatan sebebe, yani kolonun kan akımının bozulması neticesinde iskemiye neden olan hastalığa bağlı olarak sınıflandırılabilir. Bu şekilde eğer kolonun tıkanmasına neden olan hastalık, damar tıkayıcı nitelikte ise oklüzif (tıkayıcı), eğer böyle bir tıkanma olmadan başka sebeplere bağlı olarak kolonun kanlanmasında bozulma meydan geliyorsa non-oklüzif (tıkayıcı olmayan) iskemik kolitten bahsedilir. Tıkayıcı sebeplere bağlı olarak meydana gelmiş iskemik kolit vakalarının önemli bir sebebi bir kan pıhtısının kolonu besleyen damarı tıkamasıdır. Eğer hasta dolaşım problemleri neticesinde hemodinamik olarak sabit bir durumda değil ise (şok gibi) böyle bir durumda dolaşımın merkezileşmesi neticesinde (yani vücudun, hayati önem arz eden organların kan akımını korumak için yaşamsal öneme sahip olmayan organların kan akımını azaltma yoluna giderek tedbir alması) herhangi bir tıkayıcı neden olmaksızın iskemik kolite neden olabilir. Bu durumda hasta klinik olarak genellikle herhangi bir belirti ve bulgu göstermez ve sadece vücutta iltihabi bir sürecin başladığına dair belirtilere rastlanır.

        • Belirtileri

          İskemik kolit, kan akımı bozulan kolon bölgesine göre farklı belirti ve bulgular gösterebilse de hastalığın tanınmasını kolaylaştıran, hastada görüldüğü zaman iskemik kolit düşünülmesine neden olan bazı belirti ve bulgulara neden olabilmektedir. Bunları genel olarak; karın bölgesinde hissedilen ağrı, dışkıda kırmızı parlak kan, ishal, ateş ve kusma olarak gruplandırmak mümkündür.

          İskemik kolit gelişimini üç aşamada incelemek mümkündür. Birinci aşama, hiperaktif faz olarak adlandırılır ve ilk belirti ve bulgular şiddetli karın ağrısı ve kanlı dışkı şeklinde görülmektedir. Hastaların büyük bir çoğunluğu bu aşamada durmakta ve hastalık daha ileri aşamalara geçmemektedir.

          İkinci aşama paralitik aşama olarak nitelendirilir ve eğer iskemi devam ederse, karın ağrısı yaygınlaşır ve dokunmakla hassasiyet göze çarpar. Barsakların motilitesinde azalma, karın gerginliği ile sonuçlanır.

          Son olarak ise şok aşaması gerçekleşir. Bu durumda barsakların beslenmesi ileri derecede bozulmuş ve genel vücut dengesini bozacak seviyeye ulaşmıştır. Dehidratasyon, düşük kan basıncı ve hızlı kalp atımı ile bilinç bulanıklığı; şok aşamasında gözlenebilmektedir. Bu aşamaya kadar ilerlemiş olan hastalar hastanede yoğun bakım şartları altında dikkatle incelenmeli ve tedavi edilmeye çalışılmalıdır.
        • Tanısı

          İskemik kolit tanısı genellikle klinik olarak, fizik muayene ile, bir takım radyolojik inceleme (Bilgisayarlı Tomografi, Anjiografi) ve laboratuar testleri ile konulabilmektedir. Tanının kesinleştirilmesi için veya şüpheli tanının doğrulanması için endoskopik yöntemlere de başvurulabilinir. İskemik kolit, birçok hastada farklı seyir gösterebilir ve hastalığın şiddeti çok farklı olabilir. Bunda önemli etkenlerden bir tanesi de iskemik kolit tanısının ne kadar erken konulabildiğidir. Hastanın hekime geç başvurması, uygulanması düşünülen tedavi protokolünden, hastalığın gidişatına kadar birçok faktörü etkileyecektir. Ne kadar geç başvuru olursa, tedavinin başlaması o kadar gecikecek ve kan akımının azalması neticesinde beslenmesi bozulan kolon bölümü ölecektir. Bu durum da, cerrahi yöntemlerle ölen barsak bölümünün çıkartılmasını tedavinin bir parçası haline getirebilecektir.

          Gecikmenin olmadığı başvurularda, hastalar hastanede gözetim altında tutulacak ve bir takım destek tedavi yöntemleri ile beslenmesi bozulan kolon parçasının dolaşımı yeniden sağlanmaya çalışılacaktır. Bu durumda, hastalarda tam iyileşme görülebilir. Aksi halde şiddetli iskemilerde, barsakların normal çevresinde bulunan mikroorganizmaların doğal dengesinde bozulmalara bağlı olarak enfeksiyon etkenleri tüm vücuda yayılarak sistemik iltihabi bir süreci başlatabilir ve çoklu organ yetmezliği neticesinde hastanın hayatını kaybetmesine neden olabilir.
        • Tedavisi

          Hafif seyirli ve geçici iskemik kolit olgularında düşük kan basıncının normal seviyelere çekilmesi ve normal seviyelerde seyretmesinin sağlanması, tedavinin esas amacıdır ve faydası da görülür. Bu işlem bir takım ilaçlar ile gerçekleştirilebilir. Antibiyotikler de bazen, eğer enfeksiyon gelişmiş ise kullanılabilmektedir. Şiddetli iskemik kolit olguları tedavi edilmedikleri takdirde gangrene neden olacaklardır. Eğer gangren gelişmiş ise tedavide antibiyotikler, kan akımı takviyesi ve ölümü gerçekleşmiş barsak bölümünün cerrahi yöntemler ile çıkartılması devreye girer.

          Ayrıca anjiografik incelemede barsak beslenmesini sağlayan ana arterlerden (atardamar) herhangi birinde darlık saptanmasına bağlı iskemik kolit oluştuğu düşünülürse güncel tedavi yöntemi olan endovasküler (damar içerisinden) yöntemle aynı seansta tedavisi sağlanabilir.

        Sisteme Kayıtlı Doktor ÖnerileriSistemde incelediğiniz hastalıkla ilgili 3 doktor kayıtlıdır.


        Hastalık İle İlgili Sorulan Sorular

        Sistemde hastalık ile alakalı kayıtlı soru kayıtlıdır.

        SORU SOR

        Giriş Yap

        KAPAT

        Soru&Yorum;

        Yorum:

        KAPAT